Diyet ve egzersizle kalıcı sonuç alınamayan obezitede Tüp Mide, Gastrik Bypass ve Mide Balonu ile güvenli, bilimsel çözümler. VIP transfer, lüks otel ve 12 ay takip dahil.
Uzman ekibimiz, durumunuza en uygun yöntemi belirlemek için ücretsiz ön değerlendirme sunar.
Midenin yaklaşık %75-80’i çıkarılarak hacmi küçültülür ve açlık hormonu azalır. En sık tercih edilen yöntemlerden biridir.
Mide küçültülür ve ince bağırsağın bir kısmı baypas edilir; kalori emilimi azalır. Tip 2 diyabette etkili olabilir.
Endoskopik yöntemle yerleştirilen balon doygunluk sağlar. Cerrahi istemeyenler için geçici (6-12 ay) bir seçenektir.
Kesin karar hekim değerlendirmesiyle verilir. Genel kabul gören kriterler:
• Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40 ve üzeri olanlar.
• VKİ 35-40 arası olup obeziteye bağlı hastalığı (tip 2 diyabet, kalp hastalığı, yüksek tansiyon vb.) olanlar.
• Diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kalıcı sonuç alamayanlar.
Obezite cerrahisinde deneyimli hekim ve cerrahlar.
Sürpriz ek ücret yok, net ve her şey dahil fiyat.
Operasyon sonrası uzun dönem beslenme takibi.
Obezite; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, tansiyon ve eklem sorunlarıyla yakından ilişkili kronik bir hastalıktır ve vücut kitle indeksi (VKİ) ile derecelendirilir. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavisine rağmen kalıcı kilo verilemeyen hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir. Karar tek başına kiloya değil; VKİ, eşlik eden hastalıklar ve genel sağlık durumunun bütününe göre, hekim değerlendirmesiyle verilir.
Günümüzde en sık uygulanan obezite ameliyatıdır. Kapalı (laparoskopik) yöntemle midenin büyük bölümü çıkarılır ve mide ince bir tüp haline getirilir; hem alınan gıda miktarı azalır hem açlık hormonu etkisi düştüğü için iştah kontrolü kolaylaşır. Bağırsaklara dokunulmadığı için sindirim düzeni büyük ölçüde korunur. Hastanede kalış genellikle birkaç gündür.
Gastrik bypass’ta küçük bir mide poşu oluşturulur ve ince bağırsağın bir bölümü devre dışı bırakılır; böylece hem gıda alımı hem emilim azalır. Özellikle tip 2 diyabeti olan ve tatlı tüketimi yüksek hastalarda tercih edilebilir. Emilim azaldığı için ömür boyu vitamin-mineral takibi bu yöntemde ayrıca önemlidir; hangi ameliyatın uygun olduğuna hastayla birlikte, tetkikler sonrasında karar verilir.
Mide balonu, endoskopiyle mideye yerleştirilen ve tokluk hissi oluşturan geçici bir uygulamadır; cerrahi değildir ve balon türüne göre 6-12 ay sonra çıkarılır. Cerrahiye uygun olmayan veya ameliyat öncesi kilo vermesi gereken hastalarda köprü tedavisi olarak da kullanılır. Kalıcı başarı, balon süresince kazanılan beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesine bağlıdır.
Uluslararası kabul gören genel ölçüt; VKİ 40 ve üzeri olan ya da VKİ 35 ve üzeri olup diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalığı bulunan, diyet ve egzersizle kalıcı sonuç alamamış yetişkinlerdir. Kesin uygunluk; endokrinoloji, anestezi ve gerektiğinde psikolojik değerlendirmeyi de içeren kapsamlı bir hazırlıkla belirlenir. Cerrahi bir kısayol değil, doğru hastada güçlü bir tedavi aracıdır.
Hazırlık; kan tahlilleri, endoskopi, ultrason, kardiyoloji ve anestezi değerlendirmesini kapsar. Sigaranın bırakılması ve hekimin önerdiği ameliyat öncesi diyete uyulması, hem ameliyat güvenliğini hem sonrasındaki konforu artırır. Kullanılan ilaçlar ve kronik hastalıklar bu aşamada mutlaka paylaşılmalıdır; plan tamamen size özel kurulur.
İlk haftalar sıvı beslenmeyle başlar; ardından püre kıvamına, yaklaşık birinci ayın sonundan itibaren de yumuşak ve katı gıdalara kademeli geçilir. Küçük porsiyonlar, iyi çiğneme ve yemekle birlikte sıvı alınmaması temel kurallardır. Diyetisyen eşliğinde ilerleyen bu evreler, hem iyileşmeyi hem uzun vadeli kilo kontrolünü doğrudan etkiler.
Bilimsel veriler; hastaların fazla kilolarının önemli bölümünü ilk 12-24 ayda verdiğini göstermektedir, ancak sonuç kişiden kişiye değişir ve ameliyat tek başına yeterli değildir. Kalıcı başarı; beslenme kurallarına uyum, düzenli hareket ve kontrollerin aksatılmamasıyla gelir. Size net bir kilo sözü vermek yerine, hedefinize birlikte ulaşacağınız gerçekçi bir yol haritası sunarız.
Obezite cerrahisi, her büyük ameliyat gibi kanama, enfeksiyon ve kaçak gibi riskler taşır; bu riskler deneyimli ekip, tam donanımlı hastane ve doğru hasta seçimiyle düşük oranlara iner. Unutulmamalıdır ki kontrolsüz obezitenin uzun vadeli riskleri de ciddidir; karar, iki tarafın riskleri açıkça konuşulduğu bir görüşmeyle verilir. EsteGo’da yüzde yüz garanti dili kullanılmaz, şeffaf bilgilendirme esastır.
Ameliyat sonrasında B12, D vitamini, demir ve kalsiyum başta olmak üzere düzenli kan takibi yapılır ve hekimin önerdiği takviyeler kullanılır. Kontroller ilk yıl daha sık, sonrasında yıllık düzende planlanır. Şehir dışından ve yurt dışından hastalarımız için bu takip, tahlil sonuçları üzerinden çevrim içi olarak da sürdürülür.
Obezite cerrahisi yalnızca mideyi değil, alışkanlıkları da değiştirir. Duygusal yeme eğilimi olan hastalarda ameliyat öncesi ve sonrası psikolojik destek, başarıyı belirgin şekilde artırır. Hızlı kilo kaybı döneminde beden algısındaki değişime uyum da zaman alabilir; ekibimiz bu süreçte yanınızda olur ve gerektiğinde uzman desteği yönlendirmesi yapar.
İstanbul, obezite cerrahisinde yüksek vaka deneyimine sahip merkezleriyle uluslararası hastaların ilk tercihleri arasındadır. EsteGo’da ameliyatlar tam donanımlı hastanede, deneyimli cerrahi ekiplerce yapılır; diyetisyen desteği, şehir içi transfer, konaklama organizasyonu ve taburculuk sonrası çevrim içi takip tek pakette planlanır. 81 ilden ve yurt dışından hastalarımız için süreç uçtan uca tasarlanmıştır.
24 saat içinde kişisel danışmanınız sizi arasın.
FUE, DHI ve Safir FUE teknikleriyle saç ekimi planlaması.
Zirkonyum kaplama, lamina veneer ve gülüş tasarımı uygulamaları.
Burun, yüz ve vücut estetiği ameliyatları.